Eve geleli iki buçuk saat oldu. Beynim kapanmadan bir şeyi yazmayı denicem.
His kaçıyor. His kaçıyor. Hemen Tail Whip açtım. Şimdi.
Her şey okay.Kendinden olan her şey okay.
Kimseye zarar vermedikçe, bazı pezevenkler gibi olmadıkça, her şey okay.Mutlu olmak okay.Üzülmek okay.Gereği olduğunu düşündüğün yerde üzülememek okay.Sevmek okay.Sevmemek okay.Hoşlanmak okay.Hoşlanmamak bayağı okay.(Hoşlanılmamak da okay.)Kırmızı Elmo çorabı okay.Çökmek okay.Çöküp, çöktüğüne takılmak... muhtemelen değil, ama engellenemeyen şeyler okay.İçinden gelene uymak, okay.
Bazı insanlardan uzaklaşmak, bayağı okay.Tüm insanlardan uzaklaşmak...Değil. çevren berbatsa o da okay.
Dört cümle önceki gramer hatası bile okay.Kendinde kalan her şey okay.
Başkasına kasten zarar verdiğin hiçbir şey okay değil.
Şimdi ne yapıyorsanız, ve ben de ne yapıyorsam, buna hep beraber devam edebiliriz.
Sanırım mindfulness'ın önemini anladım. Yazmak zor bunu şu an, nasıl anlatacağımı da bilmiyorum ama düşüncelerimin durması, seslerin kesilmesi veya olmasının öneminin kalmaması güzeldi. Onay çığlıklarının kesilmesi, yalnızlık korkusunun geçmesi, bir hissin "Instagram'a bak", "Twitter'a bak" dememesi güzel. Sadece var olmak. İstediğin bir şey varsa yapmak, istemiyorsan yapmamak, korkmamak. Yatıp durmak istiyorum gibi mesela, düşünmeden durmak nasıl bir şey diye. Yazmak bu durumu sürdürmenin en iyi yolu değil muhtemelen ama yazayım dedim. "Ben böyleyim" diye yazı yazmam rica edilmişti, ama şu an nasıl olduğumu bile düşünmüyorum. Varım. Ve bu kendinden iyi. İlginç bir tecrübe.Okuyana tavsiye: Bir şeyi, sadece o şeyi yapmak için yapınca oluyor sanırım.Öyle şeyler.Varım ve bu okay.Varım ve okay'lik bile önemli değil şu an.