top of page

İyi bir yazı yazamıyorum. İçimden çıkmasını istediğim şeyler var ve bunlar kafamdaki mastürbasyonun içinde ölüyor. Bu yüzden başlıkla alakasız şeyler yazıyorum. Oturup Gönülçelen’in sözlerini yazıp, üstüne müzik yapabilecek olsam ben de yapardım. Yapamıyorum. İnanılmaz şairane sözleri olmayan bir şarkı dinleyip, bu yazıyı yazıyorum. Birilerinin önüne atacağım, bunun sorumluluğunu hissetmiyorum. Hissetmemem daha iyi. Kendimi kabullenmem, her zaman bir audience bulacağımı bilmem daha iyi. Ben üretimini kendine yapan bir insan değilim, ben ilgi için köpek olan biriyim. Kenara atılmış bir linkten paylaşılan basit bir yazıda yazının kaynağına, ortamına, kendisine sövecek biriyim sadece. Kaç tane böyle kendini aşağılayan bir yazı yazabilirim, kaç tane böyle yazıyı okutabilirim? Çok değil. Birkaç gün geçecek, ben yazmayacağım. Birkaç gün geçecek, ben yazacağım. Ben yine bir şeyler yazacağım. Birilerine üzülecek, bir şeyler yapacak, yine gelip yazacağım. Hem de kendi duygularımdan bahsetmeden. Metaforu bile sadece bir kere yaparak:

“Yara bandının yara bandının yara bandı ve onun da yara bandı”

Belki bugün sadece canım yeterince sıkkın değildir. Belki bugün yeterince aşık değilimdir. Belki bugün yeterince uyumamışımdır. To be fair, ne yazacağımı seçemiyorum sanırım. Blog konseptine laf atmak istesem de, on senedir böyle yazıyorum. Benden çıkan, çocuklarımın, kusmuklarımın, tomurcuklarımın ve günahlarımın stili bu. Bildiğim bu. Ve bu geceye düşen de şimdilik bu.

Dip seviye ölçümü olarak: Hoşlandığım bir kız yazsa bu yazıyı okur muydum acaba? İnş. Yazarken arkada çalıyordu: Olmazlara Yandım - Ozbi, Gülce Duru

  • Yazarın fotoğrafı: cingiler
    cingiler
  • 2 Oca 2020

“Işık düşüyor yıldızlardan

Işık düşüyor gözlerine

Öpüyor ruhun dudaklarımdan

Konuyor buseleri bedenime”

2019





  • Yazarın fotoğrafı: cingiler
    cingiler
  • 2 Oca 2020

Şu an garip bir şey oluyor, çünkü birazdan kimliğimin bir kısmını ifşa edebilir ya da gömüp kaçabilirim. Bu yazılar benim geçmişim, bir zamanlar kim olduğum ve muhtemelen bir noktada bazı parçalarımla kim olmaya devam edeceğim. En nihayetinde dökecek duygularım olduğuna inandığım için buraya geldim. Gelirken attığım her adımda yavaş yavaş bu istek kaybolmuş olsa da, 2020 için hedefim olan “#attentionWhoreLifestyle” konusunda yardımcı olabilecek bir şey. Hoş, bu yazının altındaki yazılara bakan birisinin düşüneceği veya en azından bence düşünmesi gereken şey “Bu çocuk Türkçeyi unutmuş” olabilir. Unuttum, maalesef anadilimi unuttum. Sıfır dil bilen adam olarak kendi kendime bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Yine isim vermeden yazmaya devam edeceğim herhalde, bu sayede yıllar sonra baktığımda “acaba kime yazmıştım” diye düşünme şansım olacak. “Ah, yine aynı şeyleri yaşıyorum ve daha önce kimin için yaşadığımı unutmuşum bile” demek rahatlatıcı bir olay sonuçta. Türkçeyi unutmuşum, yine aynı şeyleri yaşıyorum ve buraya duygularımı kusmaya geldim.

“Halülülü…neyse ben onu diyemiyorum.” - Tansu Çiller



02.01.2020

© 2020 Oğulcan Cingiler

bottom of page