Tohumlar bile korkarak doğar,ölümden,yaşamdan.Karanlığın içerisinde hayat bulmaya çalışan her tohum,onu ortaya çıkaranın her umudu ve devam etme isteği. Yaşasa veya yaşamasa da o tohum bir umut. Var olmanın,devamın umudu. Işığa koşmanın.Işığa koşan her şeyin umudu,ölen ve yeniden doğan,yeniden vücut bulan her şeyin umudu. O ışık orada oldukça ve umuda koşmaya devam ettikçe var olacağının tek garantisi. Karanlıktan kurtulup ışığa kavuşma ve tekrar karanlık. Bir bebeğin doğuşundan farksız. Karanlık,sesler ve karanlık ve ışık. Ve tekrar karanlık. Ölmek için varız ki başkaları bizim sayemizde devam edebilsin,biz devam edelim ki bizim devam ettirdiklerimiz de devam etsin. Olmuyor ama. Olmuyor. Karanlıktan beni kurtaran gözlerim bile bana ihanet ediyor,görmüyor. Duygularım bana yalan söylüyor ve ben inadına yaşamaya çalışıyorum. Bilerek hatalar yapıyorum. Neden? Çünkü yapmam gerekiyor. Sonuma imza atıyorum ki devam edebileyim. Ölmezsem,karanlığa dönemeyeceğim. Karanlığa dönemezsem tekrar aydınlığı göremem. Yine karanlığa döneceğim ama karanlıktan önceki aydınlık için tekrar tekrar ölmem gerekse bile ölmem gerek. Yoksa yeniden doğamam.2013
Gidenlerin arkasından üzülürüz. Her seferinde,her gidenin arkasından. Her zaman mutsuzluk bizimledir ne kadar istesek de istemesek de. Her şeyin karşılığını taşıyan doğa, yaşanan her mutluluğa karşı hüznü koyar karşına. Hüzün gidince geriye mutluluk kalır yine. Yine mutluluk ve yine mutluluk. Hayat devam eder,unutulmak ve unutmak zorundayızdır. Her şey bitmelidir. Her şey bitebilmelidir ki arkadan gelenler devam etsin. Ölmeliyizdir ki yeni doğanlar yaşasın.
Hayat,sadece bir ilerleyiş. Hayat, sadece yok oluş. Hayat,sadece yok. Bilinç gibi bir kandırmaca ve duyguların varlığı…Hepimiz aptalız ve ölüyoruz. Aptal ve ölü.2013