top of page
  • Yazarın fotoğrafı: cingiler
    cingiler
  • 4 May 2020

1:

Bir gün bir gün, bir çocuk

Eve de gelmiş kimse yok

Açmış bakmış dolabı

Koku da sarmış her yanı



2:


Atlı karıncanın atlarında

Seken tavşanlar gibi

Zıp, zıp, zıp, zıp


3:


Peki ya atlar pembe

Morlar yeşil olsaydı?

O zaman da babam

Böyle pasta yapmayı bilir miydi?


4:


I would call that "non-regression to mean".



2014

1:


Çalan gitarın sesi seninki, Tellerden çıkan her nota

Bir ölüm,

Bir özlem

Asitten yazılamamış bir şiir




2:

Bu acıyı bana Tanrılar verdi

Bildiklerini bilmek istedim diye




Gerisini geçirmiyorum, biraz gereksiz buldum


Certainly 2014, Sude falan var. (bir de mavi dolma kalem mürekkebi tabi de)

1:


Boş bir zihin hiçbir şeyi yazmaya elverişli değil

Biliyorum bu biraz çelişkili, biraz da yalan

Belki de o kadar doldu ki içine varamıyorum

Belki de ve söylenen ve söylenemeyen her şey boğuyor beni

Herkesi

Sessiz bir zihin huzur için yarı-uygun, sanat için ölü

Bak yine susuyor

ve

düşüyor

karanlığa


Arka sayfa:


1:


Kayalık karanlığın ışıkları altında parlarken tırmanmak garipçe yaşamış her şeyin sonunu getiriyordu sanki.


2:


Aşk dökülürken göklerden aşağıya

Yıldızlar koşup gelirken

Her şeyin anlamsızlığı çöktü içine

Basit ışıklar sardı dünyayı

Son sözler ve sarılmalar

Bitirdi dünyayı

Bir daha başlamayacağını bilerek



3:


Kelimeler kelebek gibi uçuyordu dudaklardan

Var olduğum ve yok olduğum kelimeler

Dudaklarından

Kaçıyordu gece aklından

Beni sen, seni ben yapan gece

Kaçıyordu,

Yalnızlıktan.



4:


Gökler çöktü üzerine yıldızların

Hepsi direndi, parladı

Ve parladı

Korku da parladı o gece

Ve

Gökler çöktü üzerine yıldızların

Hepsi direndi, tek tek söndü

Hepsi Tek tek söndü





2014













© 2020 Oğulcan Cingiler

bottom of page